Ulu Manitu Aşkına: Kızılderililer

“Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde, beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.”

Böyle diyor bir Kızılderili atasözü. Kızılderililer, kendi deyimleriyle “beyaz adamı” yahut “soluk benizliyi” işte böyle haklı bir acımasızlıkla eleştiriyor.
Peki kimdir Kızılderililer? Nasıl yaşarlar, neye inanırlar?
Asya’dan Bering Boğazı’nı geçerek bundan 10.000 hatta belki 20.000 yıl önce Amerika’ya göç etmiş, kıtanın en eski yerlileridir Kızılderililer. 1492’de Avrupalıların kıtaya ayak bastığında Kuzey ve Güney Amerika’da toplam on dört ila on beş milyon Kızılderili yaşadığı tahmin ediliyor. Kızılderililer doğanın doğurganlığına minnet duyan ve oldukça üretken bir toplum. Öyle ki ürettikleri tütün, patates, kakao, mısır, yerfıstığı ve bunun yanında yaklaşık yirmi bitki Amerika’nın keşfinden sonra Avrupa’ya ulaşmıştır.

Kızılderililer

YAŞAM ÇEMBERİ

Kızılderililer günümüze de ışık tuttuğunu -tutması gerektiğini- düşündüğüm fikirleri, duaları, dansları, müzikleri, inanışları ile ruhumu her daim büyülemeyi başarmış bir ulus. Yaşamın bir çember olduğuna inanıyor Kızılderililer, yaşam bir çember ve biz bu çemberin tam ortasındayız. Çember bir bütün demek, yaşam demek. Ve yaşam onlara göre kuşkusuz doğa ile bütünleşiyor. Doğa insanın değil, insan doğanın bir parçasıdır diyor Kızılderili inanışı. Kendi yaşamlarını bir çembere benzetirken beyaz adamlarınkini koca bir dörtgene benzetiyorlar; sivri köşeleri olan ve döngü yaratmayan, içinde kendi duvarlarına çarpan, doğasını ve böylece kendi yaşamını tüketen… Hak vermemek işten değil diyor ve kendi dörtgenimin uçlarını törpülemeye çalışmakla işe başlıyorum.

images

YÜCE MANİTU

Manitu bazı Kızılderili kabilelerce nitelendirilen gözle görülmez sihirli bir güç. İnanışa göre insanların bireysel enerjisi Manitu’dan geliyor. Kabile şamanları ise insanlara faydalı olmak ve şifa dağıtmak adına bu güçle sürekli irtibat halinde olmuşlardır. Manitu günümüz “evrensel yaşam gücü” kavramıyla örtüşen bir kavram gibi. Kızılderililer Manitu kavramına “yüce” sıfatı ekleyerek inanışlarının önemini daha da pekiştiriyorlar, böylece Yüce Manitu yaratılışa canlılık veren, her şeyden güçlü “Ulu Ruh” anlamına gelen kutsal bir kavram haline geliyor.

POW WOW!

Kızılderililerde müziğin ve dansın günümüz dünyasındakinden çok daha farklı, spiritüel bir yeri var. Ölüm, doğum, evlilik, hastalık, sağlık, şükür, kısacası yaşadıkları her durum ve duygu dönüşümünün karşılığı; müziktir. Müzik adeta bir duadır Kızılderililer için, dans da bunun tamamlayıcısı. Her bireyin içinde bulunduğu duruma göre kendi şarkısı vardır ve bu bir sihirdir! Sihrin etkisi azalmasın diye kimseyle paylaşılmaz o şarkı ve bu adeta ruh için bir tedavi yöntemidir, ciladır. Yaşam Çemberi ise dans edilerek tamamlanacak bir yoldur.
Pow Wow ise yerlilerin bir araya geldiği, şarkılar söylenip danslar edilen, duygu paylaşımı yapılan geleneksek bir tören, tabiri caizse dini bir ayin. Atalarının ruhlarına duydukları minneti bir araya gelip, davullar çalıp danslar ederek gösteriyor bu güzel insanlar, şükranlarını müziğin sihriyle dile getiriyorlar. Öyle ki Pow Wow terimi incelendiğinde “hayal ediyor, rüya görüyor” gibi bir anlamla karşılaşıyoruz. Bu da gösteriyor ki müzik gibi çok etkili bir yolu, bu törenlerle ruhlar arası iletişimi sağlayabilmek için bir araç olarak kullanıyor Kızılderili kabileler ve buna oldukça önem veriyorlar.

Kızılderililer (2)

MÜTHİŞ TOTEMLER

Hayvanların, sembollerin Kızılderililerin hayatında önemi büyük. Çeşitli hayvanlar bu inanca göre oldukça kutsaldır, örneğin; kuzgun kara büyüden kurtulmayı, kartal ve kurt kötü ruh ve bedensizlere karşı korunmayı, kurbağa aurayı temizleyip güçlendirmeyi, şahin yüksek spiritüelliği temsil ederek astral yetenekleri güçlendirip astral boyuttaki kötü varlıkları uzaklaştırmayı, balık kötü büyülere karşı çıkmayı, köpek öteki dünya ile aramızda olan kapıda durup yaşayanları ölülerin gazabından korumayı sağlıyor. Oymacılıktan faydalanarak kutsal hayvanlarını sembolize etmiş olan Amerika yerlileri, bu sembolleri totemlerinde sıklıkla kullanıyorlar. Totem ölüler ve aileleri temsilen her kabilede, her ailede yapılmış ihtişamlı direklerdir. Buna bir nevi anıt mezar da diyebiliriz. Simgeler ve totemler her ailede farklılık gösterdiği gibi atalarının ve kutsal hayvanlarının figürlerinin oyularak işlendiği bu totemlerin titizlikle korunan ve oldukça önemsenen bir değer olduğu görülüyor.

DÜŞ KAPANI

Kızılderililerin doğayla iç içe, sade ama bir o kadar ihtişamlı hayatlarına yaptığımız bu ufak gezinti, yaşam çemberinizde küçük bir noktada yerini alacaktır umarım. Yazımı Kızılderililerin kötü ruhlardan ve kötü düşlerden korunmak için yataklarının başına astıkları müthiş bir görsel olan “düş kapanı” ile sonlandırmak istiyorum, doğa ve dua ile, Ulu Manitu yanınızda olsun.

Kızılderililer (1)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.