Sığacık Sokak Şenliği

Şenlik vardı bugün Sığacık’ın yepyeni sokaklarında…

Farkında değildi Sığacıklı, içimde kopan fırtınanın, coşkunun, tutkunun ve sevincin…

Kalabalıktan olsagerek hiç kimse görmedi, Tunç Soyer’in gözlerindeki ağlamaklı pırıltıyı… Hissetmedi çoğunluk, hiç sürçmediği kadar sürçen dilinden dökülen kelimelerin, yüreğinin çarpıntısını tetikleyen heyecanından kaynaklandığını…

Gerçek bir şenlikti oysa sokaklara saçılan… Evet… Bir halk uyanamıyordu bezgin uykusundan ama sürekli dürtüklenip duruyordu işte evlerinin önünde bando mızıka çalınarak…

KALK ARTIK !.. UYAN KARDEŞİM… BU YAPILANLARIN HEPSİ SENİN İÇİN !…

Bir dostum dua ediyordu başkana !..

“200 Bin liralık evim, 1 Tirilyon oldu sayesinde… Sağolsun “ diyordu tirilyonu telaffuz ederken zorlanarak !..

“Satışa çıkardım, para lazım” diye de ekliyordu ve birkaç bahanesini de sıralayarak !..

“SATMA SAKIN” diye yalvarmama rağmen, yetmedi nefesim, sesimi duyurmaya…

Başkan sayesinde 200 Bin liralık evi, 1 Tirilyon olmuş sanıyordu !..

Boşunaydı çabalarım… Enson ona: “Senin beşpara etmez evin, pahabiçilmez oldu” diyebildim !..

Bu hikâye, aslında 1987 yılında başlamıştı oysa…

Eski Belediye Başkanlarımızdan Sevgili Ethem Çalış döneminde dürtüklemiştik sokaklarını Sığacık’ın…

Bir gurup deli, başta Apellikon’un sahibi ve işletmecisi Gillioum Albert Hurriet, eski eşi sevgili Sevim, bendeniz uzun saçlı gazeteci deli çocuk, tiyatro gurubumuzun genç üyeleri, şimdiki CHP İlçe Başkanı İsmail Yetişkin ve birdizi gönüllü kahramanla başlatmıştık Sığacık Sokak Şenliğini…

Uyandırmak istemiştik yaşadıkları mekânın uyunacak bir yer olmadığına…

Anlatması uzundur bu hikâyenin… Kısa keseceğim…

İlk kez o zaman tıkanmıştı trafik üç günlüğüne!..

İlk kez o zaman kurulmuştu tezgâhlar kapının önüne…

Afişini kendim yazmış, kendim tırmanıp takmıştım tahta elektirik direklerine…

İmkânsızlıklar içinde tasarlamıştım amblemini, tanıtım broşürünü…

Renkli kağıtlardan kesip yapıştırdığım, ‘S’ harfinden bir barış güvercini ve gagasında bir zeytin dalını fotokopide çoğaltarak basabilmiştik ancak…

Şimdi yeni bir şenlik yaşadı o sokaklar restorasyon sonunda…

Sığacık Sokak Şenliği, bizim yirmiyedi yıl önce ve üç günlüğüne kurduğumuz bir hayali, hayata geçirmeyi başarmıştı işte Tunç Başkan…

Artık hergün SIĞACIK SOKAK ŞENLİĞİ idi…

27 yılda sadece üç gün açılan tezgâhlar, artık her hafta sonunu bayram yerine çeviriyor sokaklarını Sığacık’ın…

Kapılarının önünde işsiz güçsüz çitlembik çitleyen hanımlarımız, kazandıkları gelir sayesinde evlerinin reisi konumuna geldiler işte…

Şahane lezzetleri ile çeldiler misafirlerinin gönlünü… Emek emek ürettikleri herşeyi sevdirdiler akın akın gelenlere…

Onların bu derin uykudan uyanmalarını istemeyen dostlar (!) halâ bu sevgiseli karşısında ne yapacaklarını bilmediklerinden, herzaman yaptıkları gibi dedikodu üretmekte bulabildiler çareyi !..

Hergün şenlik olan biryer haline gelen Sığacık’ın neşesine sinirleniyorlardı çaresiz…

Açılışta duyduğum son dedikoduya göre, Başkan çevre esnafının şikayetiyle, bu şenliği bitirecekti!..

Bilmiyorlardı ki, böyle bir şikayetle Tunç Başkanın karşısına çıkabilecek babayiğit, daha dünyaya gelmemişti !..

Bu rüyayı gerçekleştirmek için, deveye hendek atlatmayı sıradanlaştıran birinin bunu asla aklının ucuna getiremeyeceğini anlayamayacak kadar uyuyorlardı halâ…

Bırakın bugünü, gelecek yüzyılda bile engellenemeyecek bir bayram, sınırsız bir SOKAK ŞENLİĞİ başlatmıştır Sevgili Tunç SOYER… Bunu engellemek için dedikodu üretenler, yüz yıl sonra da avuçlarını yalamak zorunda kalacaklardır, tıpkı bugün gibi…

Dedim ya:

Sığacık Sokak Şenliği, 27 yıl sonra yeniden başlamıştır…

Bu bayram, sonsuzluğa kadar değer üretmeye devam edecek, üretimin ve emeğin gücünü farketmiş olanlar tarafından, her güce karşı korunacak, birlik beraberlik ve dayanışma ile güçlenecek, halkın ülke çapında uyandığı oranda dokunulmazlık kazanacaktır…

Tunç Soyer’e gelince…

Bu halka yaşattığı devrim niteliğindeki koruyucu uygulamaları ile artık başkan falan değildir o!

O benim için, peşinden büyük bir inançla, büyük bir gururla yürünecek gerçek bir liderdir artık…

Çok sağol sevgili Tunç SOYER…

Senin özel çabaların nedeni ile değeri 1 Tirilyona çıkan, 200 Bin liralık bir evim yok Seferihisarda…

Zenginliğin para ile ilgili olduğunu da kimse öğretemedi çokşükür…

Minnettarlığımı hergün çoğaltan işlere attığın tereddütsüz imzalarla yarattığın 27 yıllık bir özlemi gerçekleştirdiğin için sonsuz teşekkürler…

İçlerinde yaşamaktan onur duyduğum, kadir kıymet bilen her yurttaşıma, emeğin, alınterinin,birlik ve beraberliğin, daha da önemlisi; sevginin değerini öğretebildiğin için sağol…

Bu ilçede yaşayan her bireyi, pahabiçilmez bir ortak değere kavuşturmayı başarabildiğin için sağol…

Hergünümüzü bayrama, şenliğe çevirebildiğin için sağol…

Sığacık Sokak Şenliği

1 YORUM

  1. Çok güzel, nefis bir yazı olmuş sevgili Gökhan ama o bir türlü uyandırılamayan halk var ya eminim ilk fırsatta da evini o yükselen(ya da yükseltilen!) fiyatı veren ilk taliplisine, gözünü bile kırpmadan satacaktır. İstersen bu konuda bir çalışma yapıp bunu engelleyecek bir yasa çıkarttıralım! Tabi ki bu sadece takılmadır. Onları şenliğe bile taşıyamıyorsak yarın ne yapacaklarını nasıl kestirebiliriz. Ama sen yine yaz…Yazmaktan vazgeçme… Belki onlardan birileri de bir gün ne demek istediğini anlayabilir. Bu arada ben de bir kaç gün daha e dünya konforunu yaşayıp döneceğim. Hoşçakal…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.