Eğitim-İş sendikası İstanbul Sözleşmesi için meydanda

Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesinden çekilmesinin ardından Seferihisar’da ki  Eğitim-İş sendikası üyesi öğretmenler tarafından basın açıklaması yapıldı.

Türkiye’nin sözleşmeden çekilmesine tepki gösteren kadınlar Seferihisar Atatürk Meydanında toplandı. Eğitim-İş üyesi kadınlar, sessizlik eyleminin ardından pankart açıp sloganlarla ve skeçlerle tepkilerini dile getirdiler. Etkinlik, yapılan açıklamayla sona erdi. Eyleme katılan kadınlar “Tepkimizi göstermek için bir araya geldik. Türkiye’nin dört bir yanında ayaktayız, kabul etmiyoruz, vazgeçmiyoruz” diyerek  alandan ayrıldılar.

Eğitim-İş Kadın üyelerinin gerçekleştirdiği eylemin basın açıklamasında, ‘’ Değerli basın mensupları, sevgili Seferihisarlılar… Basın açıklamamıza hepiniz hoş geldiniz. Kadınlar incindi! Kadınlar öfkeli! Ülkemizin her köşesinde kadınlar öfkeli! Bir Cumhurbaşkanı kararnamesiyle; Türkiye, İstanbul Sözleşmesi’nden çekildi. Protesto etmek, tepkimizi göstermek için bir araya geldik. Ey siyasi iktidar işte buradayız! Türkiye’nin dört bir yanında da ayaktayız! Haykırıyoruz:KABUL ETMİYORUZ! VAZGEÇMİYORUZ! İZİN VERMİYORUZ! KARARNAMENİ GERİ ÇEK! Değerli basın mensupları, sevgili Seferihisarlılar. Bir kararname ile feshedilen İstanbul Sözleşmesi’ni, biz kadınlar için bu kadar önemli hale getiren şey nedir? Nedir bu öfkemizin sebebi? Kamuoyunda İstanbul Sözleşmesi olarak bilinen bu sözleşmenin asıl adı: “Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’dir.” Sözleşme İstanbul’da imzalandığı için İstanbul Sözleşmesi olarak anılmaktadır. Türkiye bu sözleşmenin ilk imzacısıdır. Biz kadınlar uzun zamandan beri, bu sözleşmeden çekilmenin propagandasını yapanlara karşı mücadele ediyoruz. Ne yazık ki; ülkemizin yasaları kadınları hayatta tutmaya yetmiyor, kadına yönelik şiddeti, cinayetleri, istismarı engelleyemedi/engelleyemiyor. Kadına yönelik şiddet bir insan hakkı ihlalidir. İstanbul Sözleşmesi bu açıdan büyük önem taşımaktadır. 2014 ‘yılında bu sözleşmenin uygulamaya girmesiyle kadınlara yönelik şiddeti engellemek için devlet yükümlülük üstlendi.  İstanbul Sözleşmesi; fiziksel, cinsel, ekonomik ve duygusal her tür şiddetle mücadele konusunda devletin önüne dört temel görev koyuyor: önleme, koruma, kovuşturma ve destek Buradan soruyorum! Yürütmenin başı olan sayın Cumhurbaşkanımız bu görevleri yapmaktan imtina mı etmektedir? İstanbul Sözleşmesi; şiddetin, kadın erkek eşitsizliğinin ve kadınlara karşı yapılan ayrımcılığın bir sonucu olduğunu vurgulamaktadır. Soruyorum sizlere dostlar! Bu vurgu kimi, neden rahatsız eder? İstanbul Sözleşmesi; şiddetle mücadelede bağımsız bir izleme mekanizması bulunmasını öngörüyor. Yaptırım gücü var. Bu nedenle kadınlar için bir güvencedir. Siyasal iktidarın yaptığı propaganda, kullandığı söylem kadınları incitmiştir, onur kırıcıdır. Kendi tabanlarını dahi ikna edemiyorlar. Şunu herkes bilsin ki; öfkelenmekle kalmadık, mücadele azmimiz bilendi, kararlıyız, Kararname geri çekilmezse, kar tanesi kadar narin olan biz kadınlar çığ olmasını da biliriz. Bir kere daha ifade edelim: İstanbul Sözleşmesi’nin amacı; kadınları her türlü şiddete karşı korumak, kadına karşı şiddeti ve aile içi şiddeti önlemek, kovuşturmak ve ortadan kaldırmaktır. Kadına karşı her türlü ayrımcılığın ortadan kaldırılmasına katkıda bulunmak, kadınları güçlendirmek, kadın erkek eşitliğini sağlamaktır. Kadına karşı şiddet ve aile içi şiddetin tüm mağdurlarının korunması ve bunlara yardım edilmesi için tedbirler alınmasını sağlamaktır. Ve en önemlisi; sözleşmenin imzalanmasıyla, kadına karşı şiddet ve aile içi şiddetin ortadan kaldırılması için kolluk kuvvetlerine görev verilmiş, bu sayede birçok şiddet olayı önlenmiş, kadınların hayatta kalması sağlanmıştır. Sevgili Seferihisarlılar basın açıklamamızı burada sonlandırırken sizden bir isteğim var. Hep beraber haykıralım. Öyle bir haykıralım ki sesimiz buradan Saraya kadar ulaşsın. Ben söylüyorum siz tekrar ediyorsunuz. Hazır mısınız? Özge Can için! Pınar Gültekin için! Ceren Özdemir için! Duygu Delen için! Zeynep Şenpınar için! Gülnur Kocabaş için! Hayattan koparılan, şiddete, istismara uğrayan on binlerce kadın için and içiyoruz! Kabul etmiyoruz. Vazgeçmiyoruz. İzin vermiyoruz. Kararname geri çekilene kadar mücadele edeceğiz. Koşan bacaklarını kestiğiniz kadınlar uçmak için kanatlı kızlar doğurur.’’ cümleleri yer aldı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.