Başkaldırmak Değil Omuz Omuza Çalışmak İstiyoruz

İzmir’in usta yazarı Gülşah Elikbank’ın bu hafta ki konuğu Seferihisar’ın en tanınmış kişisi Neptün Soyer oldu. Neptün Soyer kadınların Seferihisar’da nasıl farklılaştığını, yeni projelerini ve siyasi gündemi Gülşah Elikbank’a anlattı. 


 

Bu hafta renkli kişiliği, iddialı projeleri ile gündeme gelen, Neptün Soyer ile buluştuk. Seferihisar için hangi yenilikleri planladığını, eşi Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer’e nasıl destek olduğunu konuştuk. Kadının toplumun her alanında önde olmasının farklılaşmayı ve normalleşmeyi sağlayacağına inanan bir kadın olarak ben, Neptün Hanım’ın yaptıklarından çok etkilendim doğrusu. Kurdukları tarım kooperatifinde kadın sesinin duyulmasını çok olumlu bir gelişme olarak görüyorum. Neptün Soyer ile hem kooperatifi hem de geleceğin siyasi yapısını konuştuk.

 

Tarımla ilgili bir kooperatifte bir kadının Başkan Yardımcısı olması neleri değiştirecek sizce? Nasıl gelindi bu sürece?

Seferihisar’da belediyenin kadın öncelikli çalışmaları sonucu, yerel üreticiyi destekleme yolunun açılması ile yola çıktık. Bizim de onu desteklememiz gerekiyordu. Ben en iyi örgütlenmenin kooperatif olduğuna inanıyorum. Kooperatif kuralım ama sadece kadınlardan oluşsun, kadın emeğini değerlendirelim, diye yola çıktık. Seferihisar Belediyesi’nin Sığacık’ta başlayan kapısının önünde ürünlerini satma projesine de destek olmak istedim. Kadınlar ile konuştuğumuz zaman, hani ne satacağız, biz ne satabiliriz, dediklerinde onları ar-ge gibi çalıştırdık. Ürün geliştirme, paketleme, onları sunma, müşteri ilişkisi… Biz 7 kişi yola çıkarak başlattık. Şu an 75 kişiyiz. Sığacık Kalesinde yaşayan bütün kadınlar ile bunları konuştuk. Tarhana çorbası satabilirsin, dolma satabilirsin. Mandalina reçelini hiç kimse yapmıyordu, 3-5 kadın bir araya geldik, oradaki bir ablamız bize ön ayak oldu. Aklınıza gelebilecek her yerde mandalina reçeli yaptık, ürettik. Ben bu işte, 4 yıldır maaş bile almıyorum. Benim böyle hedeflerim olmadı. Seferihisar’ın siyasi oluşumunda bir kooperatif olarak Başkan’ın yanında olmaktı amacım.

Başkan’ın projelerine çok destek olduk açıkçası. Yöresel lezzetler dedik, merkezde Sefertası adı altında bir lokanta başlattık. Belediye, özel il idaresinin verdiği binayı bize tahsis etti. Orada yöresel lezzetlerin yapılabileceğini ve insanların bunu yemek için gelebileceğini insanlar gördü. Seferihisar mantısını biz evde yapıyoruz, kim gelir, diyorlardı. Bu sizin nasıl bir algı yaratmanız ile ilgili aslında. Önce sizin inanmanız lazım, sahiplenmeniz lazım. Ben Seferihisar da doğmadım, büyümedim ama acayip Seferihisarlı hissediyorum kendimi.

Kaç yıldır buradasınız?

25 yıl. Çocuklarımızı burada dünyaya getirdik. Burada büyüttük. Şimdi çok farklı yerlerde okuyorlar ama ikisinin de dönüp dolaşacağı yerin burası olacağından o kadar eminim ki. Büyük hasretle, gittikleri yerlerde ah mandalina, ah Teos diye sayıklıyorlar. Biz çok seviyoruz burayı. Fakat İl Özel İdare’nin malları Valiliğe verildiği için bizi binamızdan çıkardılar, sağlık olsun dedik. İnternet üzerinden satışa başlayalım dedik. Bu Başkan’ın fikridir bu arada. Seferipazar.com yani. Bir toplantı yaptık, bunu yaparsınız dedi bize.  En tırsak ben çıktım, ben yapamam çünkü büyük bir iş, dedim. Başkan her yerde doğal ürünler, diye bizi anlatıyor. Biz onu paketleyeceğiz, onun o kadar iyi anlattığı şeyi paketlemek zorundayız. Çok iddialı bir şey.  Zor bir projeydi ama altına girdik. Belediyenin lojistik desteği oluyor.

Satışlar nasıl?

Yazın biraz zorlanıyoruz çünkü bizim müşteri profilimiz tatile gidiyor. Kışın iyiyiz, arayı kapatıyoruz. Küçük ölçekli belediyeler sıralamasında desteklediği en iyi bilişim projesi olarak biz Türkiye 1.cisi seçildik ki o zaman e-ticareti Tarım Bakanlığı daha uygun görmemişti. Bu projeden sonra yeni bir tüzük oluşturdu bakanlık, tüzüğe de e-ticaret dedi. Kooperatifler e-ticaret yapmalı, diye bir madde koydu.

Siparişler genelde İzmir’den mi geliyor?

Türkiye’nin her yerinden geliyor. Diyarbakır’a da gönderiyoruz, Trabzon’a da gönderiyoruz. Bodrum’a bile gönderiyoruz. Doğalız şöyleyiz böyleyiz derler ama Bodrum da baya bizden alışveriş yapan var.

Şunu merak ediyorum; kadınların üretime katılması, ekonomik olarak gelir elde etmesi konusunda erkekler ne düşünüyor?

Herkes mutlu. Beraber ot topluyorlar. Bir kadının ekonomik özgürlüğü başkaldırış için değil, hayat müşterek olduğu için ekonomik özgürlük ve sosyal hayatta paylaşım. Parası olmasa da başkaldırabilir bir kadın. Biz görüyoruz köylerde ki boşanmaları, kavganın gürültünün şehirlerden çok daha fazla olduğunu, ilişkilerin ne kadar birbirinin içine girdiğini yani kadının ekonomik özgürlüğü hayatı kolaylaştırmak içindir. Ben kadınlara da onu söylüyorum, başkaldırmak için değil omuz omuza beraber yürümek için buradayız. Biz geçen sene Anadolu Efes, Turizm Bakanlığı ve BM Kalkınma programının düzenlediği gelecek turizmde programına başvurduk.  Seferihisar’ın geleneksel mutfağı diye bir proje yazdık, belediye paydaşlarımızdan biri, Ekonomi Üniversitesi Mutfak Sanatları bir paydaşımız, bir paydaşımız da Yavaş Yaşamı Destekleme Derneği. Seferihisar’ın geleneksel lezzetleri dedik, 252 projeden 3 proje seçildi. 3 projeden biri bizim projemiz oldu.

Peki şimdi ne olacak?

Sizinle buluştuğumuz bu bina, yıkık dökük, harabe bir binaydı. Belediyeye hibe edilmiş, kadınlara yönelik eğitim amaçlı bir şey yapacaksınız, demiş hibe eden ama tabii bu da para gerektiriyor. Ben de biliyordum burayı hibe edenin bu amaçlarla belediyeye verdiğini binayı. Projeyi yazarken burayı talep ettik. Belediye de seve seve dedi, 80bin lira da para aldık projemiz için.

 

Hibeyi AB’den mi aldınız?

Parayı Anadolu Efes verdi. Projeyi BM Kalkınma Programı ve Anadolu Efes yürüttüler, Bakanlık da logosunu koydu. Biz hiç bakanlıkla muhatap olmadık. Bizim için de iyi bir tecrübe oldu uluslararası proje tecrübe ettik. Kolay değildi sahiden. Bundan sonrası için projeler için daha çok heveslenebiliyoruz.

Burada mutfak ile ilgili eğitimler mi olacak?

Oldu zaten. 9 tane kadın eğitim aldı. Ekonomi Üniversitesi o yüzden paydaştı, eğitim ve akademik anlamda. Orada sertifikalarını aldılar. Bu mutfakla hem mahallede imece usulü şeyler yapmak istiyorum hem de tadımlar yaptırmak. Okullarla çalışmak istiyorum, çocukların geleneksel tadı da gelişsin. Burada haftanın belirli günleri kurs vereceğiz, geleneksel mutfak, tarhana, turşu yapımı. Açıkçası kolay olmuyor, kooperatiflerde 75 üyesiniz 75 kişi aktif değil ancak 25 kişi aktif. 4 yıllık bir kooperatif, daha çok yeni.  Orhanlı Köyünde toplantıda, bundan 3 sene önce dedim ki; siz böyle erkek erkeğesiniz. Hiç düşünmediniz mi aranıza kadın almayı? Yok ki, dediler. Ben istiyorum, dedim. Farklı bir vizyon istiyorsanız, o zaman beni başkan yapacaksınız, dedim ama bunu espri ile söyledim. Vitrin değiştirelim istiyorlardı. Konu vitrin ise beni koyacaksınız vitrine, dedim. Ödemişli kardeşlerimiz çok iyi fikir, başkan siz olun, demezler mi? Başkan Muhittin Hocamı aşmam ama yardımcısı olurum, dedim. Böyle gelişti olaylar.

Vizyon değişmiş oldu mu peki?

Vizyon değişti ama daha çok bir şey yaptığımız yok. Köy köy gezip kooperatifleşmede kadının mutlaka üye olmasını sağlamamız lazım. Çünkü sosyal hakları hep erkek almış, bağkurunu sigortasını yapmış ama tarlada kadın çalışıyor. Bu yine bir başkaldırma değil ama paylaşmaları lazım bunları. Ailede sadece erkek var kooperatifte. Kadın ne olduğunun farkında değil.

 

Peki başkan eşleri olarak bir araya geldiniz geçen haftalarda. Başkan eşleri olarak bir projeniz var mı?

Ağaç dikimi ile ilgili bir projemiz var. Herkes ağaç kesme peşinde, malum. Çeşme’de bir 1000 ağaçlık proje varmış, biz üstlenmek istiyoruz onu. Orman Vakfı ile yapacağız projeyi.

Siz matematik öğretmenisiniz değil mi ama artık hayatınız bu yönde şekillendi galiba?

Yaş da geçti artık. Arkadaşlarımın hepsi emekli. Ama özledim galiba mesleğimi. Bazen oturuyor içime, okulu özlüyor insan. Fakat bu işlerden de olmaz, bırakamam artık.

Eşiniz zaten siyasette? Siz de ciddi anlamda siyasete girmeyi düşünüyor musunuz?

Yok, ailede bir tane yeter. Ama o bırakırsa girerim. Aslında siyaset sevmiyor değilim. Bazıları diyor ki; ben siyasetten anlamıyorum. Nasıl anlamıyorsun; yolun yapılmadığında, suyun akmadığında bunların hepsi senin oyunla. Herkes siyasete ilgi duymalı, ilgilenmeli hele Türkiye gibi bir ülkede. Siyasette insanlara elinizi dokundurmak, onlar ile beraber olmak, yaşadığınız yere şekil vermek; bunlar benim de hoşuma gidiyor.

Ülkede siyasi kültürün geldiği noktayı düşünürsek, bu anlamda CHP’yi de konuşmak lazım. CHP’nin kadınlara yeterince yer verdiğini düşünüyor musunuz?

Şimdi göreceğiz bakalım. Milletvekili adaylıklarında bakalım nasıl olacak? Kaç tane kadın başvuracak, kaç tane kadını listeye alacaklar? Kadınlar da o dünyanın erkek dünyası olduğunu düşünüyor aslında.

Belki bir çoğu da yer alamayacağını düşündüğü için başvurmuyor?

Bana sıra gelmez, şimdi kimler kimler Ankara’da yatıp kalkıyordur, diyorlar belki de. Ama milletvekillerine bir bakıyorum, hiç tanımıyoruz. Bizim bölgemizde fakat ben tanımıyorum, gelmemişler, elimizi sıkmamışlar. Siyaset öyle olmaz.

Sizce Gezi’den sonra siyaset biraz değişecek mi? Gezi’de gördüğümüz gençler katılabilecekler mi siyasete?

Valla gençlerin gözü kara. Bende iki tane genç var evde, biz onları apolitik sanıyorduk. Babaları siyasetçi olduğu halde ama değillermiş. Çok öfkeleniyorlar ama daha uzlaşmacılar, bir araya gelip konuşabiliyorlar. Olacak inşallah, gençler değiştirecek diyoruz. Ama biz öne çıkıyoruz, genç aday olacak mı bakalım? Mesela çok ilginç, CHP’nin bir tarım politikası yok.

Peki CHP’ye rapor sunmak gibi fikirleriniz var mı?

Kooperatif olarak siyasi bir şey yapamıyoruz. Öyle bir tarafımız olamaz ama bizden fikir almak isterse CHP memnuniyetle bilgi veririz, davete gideriz. Hangi parti bizi çağırırsa gideriz.

 

Ege Telgraf Gazetesi

Gülşah ELİKBANK

 


 

ns1

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.