Yerel Siyaset

Bu aralar işlerine geldi mi, genel siyaseti yerele indirmeyin diye bir şey zırvalıyorlar! Neymiş efendim yerelde aday önemliymiş, genel bizi ilgilendirmezmiş…

Başka bir partiden bahsetseniz bir nebze hak verebilirdim belki.. Ama bütün bakanlarının, belediye başkanlarının, milletvekillerinin en sık kullandıkları cümleler “Sayın Başbakanımızın verdikleri talimatla…” diye başlayan,  liderinin her işi bildiği ve karıştığı, yerel politikalarda söz sahibinin de yine başbakanı olduğu bir partiden bahsediyoruz…

 

Yerel siyasette partiye bakılmaz sözünü açmak lazım iyice. Örneğin, Gezi Parkı olaylarının başlamasına sebep olan ağaçların kesilmesi ve yerine AVM yapılması kararı yerel bir karar mıdır yoksa genel mi? Yerelse, oraya –yanlış bir karar olsa da- AVM yapılmasına karar verecek kişinin Beyoğlu ya da İstanbul Belediye Başkanı olması gerekmez mi? Kararın yanlışlığını Kadir Topbaş bile kabullenmişken, gerilimi tırmandıran, o AVM oraya dikilecek diyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan değil miydi? Bir park düzenlemesi işine bile müdahil olan Başbakan daha nelere müdahil olur? Bakırköy-Zeytinburnu sahilde, bırakın Bakırköy Belediyesini, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin bile karşı çıktığı projenin bizzat Ankara’dan Şehircilik Bakanlığı tarafından onay verilerek geçirilmesi yerel siyasetin neresindedir? Tek suçu Atatürk anıtına çelenk koymak olan vatandaşa “Gavat” diyen valileri atayan, hatta şehrin düşman işgalinden kurtuluş gününde Atatürk anıtına çelenk koymayı bile yasaklayan iktidar partisinin yerel siyasetine örnek çok…

 

Mesela hemen yanı başımızdaki Urla’da, belli bir sit alanının vasfının değiştirilerek villalar kondurulması ve yandaşlarının bundan rant sağlamasını sağlamak mıdır yerel siyaset? İmara açılacak yeni alanların, mesela yarın bir gün Sirebik’ten askeriyenin çekilmesiyle ortaya çıkacak alanın, Belediye Başkanına verilecek bir talimatla yandaşlara –Bizim vergilerimizle, kamu bankaları tarafından sağlanan krediler yoluyla- peşkeş çekilmeyeceğini, haremlik-selamlık otellerinin Akarca sahillerinde yükselmeyeceğini kim iddia edebilir? Ya “tarım arazilerinin verimli kullanılması” gibi bir şey uydurur da mandalina bahçenizi üç kuruşa elinizden alıp, güneydoğuda olduğu gibi İsrailli dev tarım devlerine peşkeş çekmeye kalkarsa? Yarın bir gün toprak altındaki kısmıyla beraber Anadolu’daki en büyük antik kentlerden olan Teos’un üzerine Topbaş’ların, Albayrak’ların, Sancak’ların villalarının kondurulmayacağının, villa havuzlarının konumlarını Başbakanın kızının belirlemeyeceğinin garantisi var mı? Orman arazisi olan Çamlık’ta yandaşlara dağıtılmış villaları şimdiden görür gibiyim…

 

Ayakkabı kutusundan fışkıran milyonlarla, hapislerde çürüyen muhaliflerle, bakanların kolundaki yüzbinlerce dolarlık hediye saatlerle, cemaatle tutuştuğu kavgayla, yandaşlarına ve ailesine sağladığı kaçak villalarla, oğlunu yargıdan kaçırmak için sürdüğü savcı, hakim ve polislerle iyice zemin kaybeden iktidar tabi istemez bunların yerel siyasette konuşulmasını. Çünkü tüm gücünü; İstanbul’da dikmiş gibi gösterip te sonra kurudu dediği ağaç ve çiçeklerden gelen milyarlarca dolardan, kentsel dönüşüm hikayesiyle garibanın elinden aldığı değerli arazilere kondurduğu AVM’lerden, Ankara Belediyesi vasıtasıyla gün be gün küçültüp beton yığınına çevirdiği Atatürk Orman Çiftliği’nden, kendilerine rüşvet olarak dönen yandaşlarının çıkarına imar değişikliklerinden, ODTÜ Ormanı’nın içinden geçirdiği yol sebebiyle kestiği sayısız ağaçtan, evlatlarının gemiciklerinden alan bu parti, iktidarını esasında yerelde yaptığı hırsızlık ve yolsuzluklara borçlu…

 

Yerel siyaset ve genel siyaset birbirinden ancak bu kadar ayrılabiliyorken, seçimler de hazır bu kadar yaklaşmışken, karar sizin!

 

tolkien

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.