Urla’nın Köylerini Keşfedin

Şehrin keşmekeşinden kaçarak doğayla huzur bulmak masmavi deniziyle stresten uzaklaşmak ve tarihin dokunuşunu hissetmek isteyenler için en doğru adres Urla’nın köyleri..

 

 

Stresten uzaklaşmak ve tarihi isteyenler için en doğru adres olan Urla tarihi büyülüyor.

 

 

Geçim kaynağı ziraat olan şehir yaşantısının kaosundan ve stresinden uzaklaşmak isteyenler için keyifli bir alternatif olan Urla’nın köylerinde sizleri zengin tarihiyle yemyeşil bir doğa bekliyor.

 

 

Sakin bir köy olan Balıklıova İzmir iline 63, Urla ilçesine 30 km mesafededir. Karaburun Yarımadası’nın en güney kısmında kurulu olan bir köydür. Balıklıova Köyü’nün tarihteki ilk ismi Polikhne’dir. Yerleşim yerinin ismi tarihinde komşuları Klazomenai’nin MÖ 413’teki istila girişiminde geçmektedir. Osmanlı zamanında da bu isimle anıla gelmiş bir rum koyudur. Cumhuriyet sonrası rumların göçe zorlanması ve mübadeleyle koy boşalmış, koyun eski yerleşim yeri terk edilmiştir. Şuanki ismi Polikne’den Türkçe’ye Balıklı ve Balıklıova olarak geçmiştir.

 

 

Eğitim düzeyi ve kültür etkinliklerine verdikleri önemle tanınan Bademler, İzmir’in batısında Güzelbahçe ve Seferihisar ilçeleri arasındaki boğazın tam ortasında yer alan köydür. Karayolunun batısındaki bir tepe üzerinde ver alan köy, İzmir’e 35, Seferihisar’a 10 ve Urla’ya 9 km. uzaklıktadır. Devlet Senfoni orkestrası ilk köy konserini Bademler köyünde vermiştir. Bademler’de, yıllardır İzmir Atatürk İl Halk Kütüphanesi’nin bir şubesi de vardır. Bademler’de geleneksel Türk kültürünün pek çok öğelerine yaygın biçimde rastlamak mümkündür. Kadınların geçmişte kullandığı giyim eşyasının, Türk ulusal giyim kuşam geleneğini tam olarak yansıttığı da görülür. Köyde coşkuyla kutlanan önemli günler vardır.

 

 

Barbaros, Urla’ya bağlı yerel bir Batı Ege köyüdür. Yaklaşık olarak Çeşme’ye 30 km Urla’ya 22 km ve İzmir’e 60 km uzaklıktadır. Barbaros’un yıllarca değişmeyen 150 hane ve 500 nüfustan oluşan demografik yapısı, köy yaşamı özlemi çeken kentli kesimin yerleşmek için tercih ettiği coğrafyalardan biri olması nedeniyle son yıllarda değişmektedir ve köyün nüfusu ilk defa artış eğilimine girmiştir. Cumhuriyetin ilk yıllarına kadar nahiye olan köyün girişinde bulunan, o dönemde karakol ve hükümet binası olarak daha sonra da uzun yıllar ilkokul olarak hizmet veren tarihi bina ve bahçesindeki devasa çam ağaçları ilgi çekicidir.

 

 

İzmir’e 50 km, Urla’ya 7 km. uzaklıkta sahil köyüdür Özbek. Köy ve sahil bağlantı yollarının tamamı asfalt olup, İzmir-Çeşme karayolu ve otobanı nedeniyle hiçbir ulaşım sorunu da yoktur. Ulaşım her yere kolaylıkla yapılabilmektedir. 15 yıl öncesine kadar tarım yapılarak (tütün, buğday, bahçe sebzeleri) ana geçim kaynağı ziraat olan köyde, son 15-20 yıldan bu yana kıyı balıkçılığı hızla gelişmiş ve ana geçim kaynağı haline gelmiştir. Bir ucundan diğer ucuna deniz sahili ve cephesi üzerinde oluşu, denizinin çok çeşitli ve zengin balık kaynakları (çipura, sargoz, levrek, mercan, mırmır, kefal, kaya ve tekir barbunu, karides, dil balığı vs.), eşsiz doğası, tertemiz havası ile biraz geç fark edilmiş ancak çok hızlı gelişmiştir. Yaz ve kış her zaman taze et ve süt ürünleride bulunabilmektedir. Ayrıca önemli ölçüde zeytin ve zeytinyağı üretimide yapılmaktadır. Haftanın 7 günü köyün sahillerinden biri olan Akkum’da limanda yapılan balık kantosu(açık artırma ile satış)özellikle hafta sonları izlemeye değerdir.

 

 

Son dönemde nüfusu çok hızlı gelişen Gülbahçe, yakın tarihte kurulan İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nun bu köyde kurulduğu son 10 yıla kadar nüfusunun yüzde 90’ının Arnavutlardan oluştuğu, sahil kenarında, Bizans hamamlarına ev sahipliği yapan köydür. Gülbahçe yazlık bir mekan olarak özellikle İzmir’de oturanların rağbet ettiği bir yer haline gelmiştir. Köy İzmir’e 45 km uzaklıktadır.

 

 

 

 

 

 

 

Habertürk gazetesi

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.