Sodem Ödül Töreni Kılıçdaroğlu’nun Katılımıyla Gerçekleşti

Sosyal Demokrat Belediyeler Derneği (SODEM) tarafından ikinci kez düzenlenen Yerel Yönetim Ödülleri töreni 12 Ekim Cuma günü Ankara’da gerçekleşti. Programa Çankaya Belediyesi ev sahipliği yaptı. Seçici Kurul tarafından değerlendirilen, CHP’li belediyelerin başarılı projelerinin ödüllendirileceği programda, Belediye Başkanları ödüllerini CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’ndan aldı. 

Törenin öncesi Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen hoş geldiniz konuşmasını yaparken, programın açılış konuşmasını SODEM ve Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer tarafından yapıldı. Başkan Soyer konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

Değerli Genel başkanım, Genel Başkan yardımcılarım, milletvekillerimiz,

Değerli belediye başkanları, yol arkadaşlarım ve sevgili konuklar…

Yeni Dünya Düzeni” denilen bir dönemde yaşıyoruz. Küresel eşitsizlik, yoksulluk ve adaletsizliğin hergün arttığı, her gün yeni bir toplumsal çatışma ve insanlık dramına uyandığımız, popülizmin ve aşırı milliyetçiliğin inanılmaz bir hızla tırmandığı, kitlesel göç hareketlerinin çok yoğunlaştığı, siyaset kurumunun çözüm üretmekte zayıf kaldığı, siyasetin sığlaştığı bir ‘krizler  dünyası’ bu.

İnsanlar gelecekten umudunu kaybetmiş, yorgun düşmüş ve dünya, vazgeçenlerin ve tutunamayanların   dünyasına dönüşmüştür.

Bu dünyanın ahlaki değerleri olan hız ve büyüklük tutkusu  hayatın ve doğanın   onarılmaz biçimde tahrip olmasına yol açmıştır.

 

2015 yılında sadece 68 kişi, yeryüzünde yaratılan toplam değerin yarısını elinde tutuyordu.   2016 da bu sayı 8 kişiye düşmüştür.

 

Hayatın böyle devam etmesi, dünyanın bu şekilde dönmesi artık mümkün değildir. Bunu en önce, zenginler anlamıştır. Dünyanın en zenginlerinden Bill Gates, kapitalizmin artık miadını doldurduğunu söylemiştir. Türkiye’de de Sayın Ali Koç, 2015 te “eşitsizliğin ortadan kalkması için kapitalizmin ortadan kalkması gerek” demiştir.

 

İnsanlık, kapitalizmi mezarına defnetmeye hazırlanırken, daha çok özgürleşmenin, demokratikleşmenin ve yerelleşmenin formüllerini geliştirerek varlığını sürdürmeye çalışıyor.

 

İşte tam da bu noktada, sosyal demokrasi, bu formülleri içinde barındıran  ve tarihsel olarak bu alanlarda unutulmaz başarılara imza atmış bir felsefe ve siyasal düşünce olarak yeni bir sorumlulukla başbaşadır. Çünkü insanlığın içine düştüğü bu derin krizin çözümü sosyal demokrasidedir.

Sosyal demokratlar, bu kilidi açmak için başka bir dünyayı öncelikle kendi kentlerimizde kurmak zorundayız.

İnsanoğlunun yeryüzünde refahını arttıran, yaşam kalitesini yükselten…. Eğitim, sosyal haklar, sosyal güvenceler ve sendikal haklar gibi alanlarda elde edilen tüm tarihsel kazanımlar…. Eşitlik, adalet, özgürlük alanlarında aşılan tüm merhaleler sosyal demokrasi mücadelesinin zaferleridir.

Bu bakımdan sosyal demokrat kimliğe ve onun erdemlerine sahip olmak bir gurur vesilesidir…

Sosyal demokrasiye büyük ihtiyaç duyulan bu konjonktürde sosyal demokrasinin derin ve köklü bir kriz içinde olduğu iddia ediliyor… Sosyal demokrat partiler, küreselleşmenin getirdiği sorunlar karşısında yeni çözüm önerileri bulamamakla ve artık toplumda karşılıklarının olmadığıyla eleştiriliyor

Oysa eğer bir kriz varsa bu sosyal demokrasinin değil,  ilke ve değerlerinin, pratik çözümlerinin, başarılı uygulamalarının  doğru siyasi yöntem ve araçlarla kitlelere yeterince aktarılamamasındandır.  İşte bunu aşmak ve başarmak zorundayız.

Peki, bunu nasıl başaracağız?  Öncelikle, kentin tüm kılcal damarlarına nüfuz ederek,  “bizden ya da bizden olmayan” ayrımı yapmadan, kadınların, gençlerin ve çocukların hayatına dokunmalı, onların hayatını kolaylaştıracak, iyileştirecek çareler üretmeliyiz. Küçük dokunuşları hafife almadan, vatandaşla her daim iletişim içinde, taleplerine derhal müdahil olmalı, sorunu çözemesek de çözme irademizin samimi olduğunu göstermeliyiz.

Bu, yerelde, “kent hakkı” kavramıyla işe başlayıp, katılımcılığı, şeffaflığı, hesap verilebilirliği mümkün kılan, kenti ortak akılla yönetmeye imkan yaratan ve kentin arka sıralarındakilerine öncelik veren  bir siyaset tarzı geliştirmeyi ve geride hiç kimsenin bırakılmayacağı bir yerel yönetim anlayışını oturtmayı gerektirir.

Kent hakkı’; doğayı koruyan, engelsiz, savaşsız ve sömürüsüz bir dünya kurmanın koşullarını hazırlarken,  sakin, sürdürülebilir ve akıllı şehirlerin ipuçlarını da sunar…

2050 yılında dünya nüfusunun %70’inin kentlerde yaşayacağı öngörülüyor. 2016 yılında, Birleşmiş Milletler tarafından düzenlenen Habitat III zirvesinde, ‘kent hakkına’  vurgu yapan ve kentlerin küresel anayasası olarak da nitelendirilen 175 maddelik YENİ KENTSEL GÜNDEM deklarasyonu tüm katılımcılar tarafından imzalanmıştır.

Şu an elimde gördüğünüz YENİ KENTSEL GÜNDEM’i sosyal demokrat dünya görüşü çerçevesinde yorumlamak ve  yerel pratiklerle geliştirmek, bugün hayatın önümüze koyduğu en ilerici ve en doğru hedef olup,  dünyanın ve özel olarak Türkiye’nin içine düştüğü krizin panzehiri olacaktır.

Özetle, sosyal demokrasi, bugünü anlayıp değiştirmek için hala en güçlü rehber ve yeni keşiflere de  müsait eşsiz bir pusuladır…Hele krizin katmerlenerek yaşandığı Türkiye’de, emekten yana çıkarak, yoksulun, işçinin, emeklinin, gencin, kadının yanında duracak, dertlerine derman olacak tek umut sosyal demokrasidir. İktidarın kapısını açacak olanlar da, bu soygun ve talan düzenini tarihin çöplüğüne gönderecek olanlar da  sosyal demokratlar olacaktır…

Dünya yeni bir dönüşümün eşiğinde… Şimdi nesnelerin interneti temelinde Endüstri 4.0kuruluyor… Bu, 21.yüzyılı diğerlerinden çok farklı kılan bir devrim.  Robotların, belirli iş kolları ve meslekleri ortadan kaldırdığı yeni bir ekonomik ve siyasi düzene doğru hızla yol alıyoruz…Tek bir mülkiyeti olmadan mülk kiralayan AirBnB ve Booking.com, tüm lojistiğini  %70 oranında robotlarla gerçekleştiren AliBaba gibi şirketler bunun tipik örnekleridir…Görünen o ki,  ilerleyen yıllarda, blockchain teknolojisi ve buna bağlı akıllı sözleşmeler iktisadi örgütlenmeden bürokratik düzene kadar her şeyi köklü bir biçimde değiştirecek… Bu değişimi kaçıran ülkelerin geleceği karanlık olacaktır.

Değişimi yakalamak için Sosyal Demokrasi 4.0’ı yaratmak ve bu değişime uygun bir ekonomik ve siyasi düzeni yeniden temellendirmek gerekiyor. Yani sosyal demokrasinin ilke ve değerleriyle, dijital teknolojilerin ve daha şeffaf, katılımcı, demokratik yönetim modellerinin füzyonuyla yeni bir perspektifi hayata geçirmeliyiz. Sosyal ve ekonomik toplumsal taleplere, can yakıcı sorunlara yanıt verebilen yeni siyasi mekanizmaları vekurumları  yaratmak zorundayız.

O nedenle, şimdi ve hemen sosyal demokrat kimliğimizi herşeyin önüne koyarak işe başlamak,  her an birbirimizden haberdar olarak ve YENİ KENTSEL GÜNDEM’in ilkelerine sahip çıkarak varmak istediğimiz nihai noktaya, küresel demokrasiye giden yolculuğu sürdürmek zorundayız. Bu bakımdan Benjamin Barber’ın 2013’te gerçekleştirdiği TED konuşmasının kapanış cümlelerini sizlerle paylaşmak ve takdirinize sunmak isterim:

“…Küresel demokrasinin yolu devletlerden değil şehirlerden geçer. Demokrasi kadim ‘Polis’te doğmuştu, küresel ‘Cosmopolis’te yeniden doğacaktır. Polis’ten Cosmopolis’e giden bu yolculukta, küresel düzeyde bir demokrasinin gücünü yeniden keşfedebilir,  bir şehirler ligi kurabiliriz. Birleşmiş ya da birleşmemiş milletler değil, küresel bir belediyeler parlementosu kurabiliriz…Belediyeler Parlementosu, yurttaşlar parlementosu demektir. Ve yurttaşlar parlementosu gerçek anlamda bizim parlementomuz demektir.”

Sözlerime son verirken, bugün bizimle bir arada bulunan tüm yol arkadaşlarımıza sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Sosyal Demokrasi davasını ve bayrağını, Türkiye’nin tüm kentlerine taşıma yolculuğunda, zihnimiz, yüreğimiz, yolumuz açık olsun. Başka bir dünya mümkün ve onu kuracak olan bizleriz.

Geçmişten bugüne, bu davaya gönül veren, emek veren, ömür veren tüm yerel yöneticilerin aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyor, bu aydınlık vizyonun takipçisi, önderi olan sizleri en içten sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.

Ödül Alan Belediyeler

96 belediyenin 340 projeyle başvurduğu “Yerel Yönetim Ödülleri” töreninde ödül alan belediyeler ve kategorileri ise şöyle:

Tarım Ödül Kategorisi: Aydın Çanakkale, Odunpazarı.

Sanat Kültür Kategorisi: Eskişehir, Burdur, Çaycuma, Kartal, Karşıyaka

Sosyal Projeler Kategorisi: Tekirdağ, Balçova, Manavgat, Şişli, Samandağ, Avanos.

Tarih Kategorisi: Mudanya, Beydağ.

Demokratik Katılım ve Yönetişim Kategorisi: Kadıköy.

Kentsel Gelişim Kategorisi: Kırklareli, Avcılar, Beylikdüzü.  

Çevre Kategorisi: Muğla, Yalova, Bozcaada, Konyaaltı.

Sağlık Kategorisi: Döşemealtı, Kepez.  

Turizm Kategorisi: Didim, Kuşadası, Merzifon, Mengen.

Çocuk Kategorisi: Ayvalık, Süleymanpaşa.

Eğitim Gençlik ve Spor Kategorisi: Buca, Yenişehir, Maltepe.

Özel Teşvik Ödülü: Gümüşhacıköy, Bozkurt, Çat, Pülümür, Kaynarca, Küçükkuyu, Ulalar, Kaytazdere.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.