İstanbul Sözleşmesi kendisi yaşasın hem de kadınları yaşatsın

Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan kararı ile İstanbul sözleşmesi Türkiye tarafından fes edildi. Tepki gören bu kararın ardından Seferihisar CHP İlçe Başkanı Senem Gürer Solak ve Kadın Kolları Başkanı Serap Çınar basın açıklamasında bulundu.

Senem Gürer Solak “Biz kadınlar hem İstanbul Sözleşmesi kendisi yaşasın hem de kadınları yaşatsın diye mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.

İstanbul sözleşmesinin Türkiye tarafından fes edilmesinin ardından tepkisini gösteren Seferihisar CHP ilçe başkanı yaptığı açıklamada “Bizler kadınlar yaşasın diye mücadele ederken TBMM’de oy birliği ile kabul edilerek yürürlüğe giren uluslararası bir sözleşme olan İstanbul Sözleşmesi bir gece yarısı kararnamesi ile feshedildi.  Sadece geçtiğimiz ay içerisinde 35 kadın öldürülmüşken; kadına karşı şiddet, taciz ve tecavüz olayları had safhadayken, gece yarısı “Kadınlara yönelik şiddet ve aile içi şiddetin önlenmesi ve bunlarla mücadeleye ilişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesinin feshedilmesi.” diye bir kararname yayımlıyorsanız o saatten sonra işlenen tüm kadın cinayetleri politiktir.

Ancak bilinmelidir ki, kadınlarımız İstanbul Sözleşmesinden vazgeçmeyecek, kazanılmış haklarını bir kararnameye kurban vermeyecektir. Biz kadınlar hem İstanbul Sözleşmesi kendisi yaşasın hem de kadınları yaşatsın diye mücadele etmeye devam edeceğiz.

Güçlü ve özgür cumhuriyet kadınları olarak eşitlik ve özgürlük mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Biz kadınlar korkmuyoruz, sinmiyoruz, zalimlere itaat etmiyoruz, geri durmuyoruz

Seferihisar CHP Kadın Kolları Başkanı Serap Çınar ”Biz kadınlar korkmuyoruz, sinmiyoruz, zalimlere itaat etmiyoruz, geri durmuyoruz.” dedi.

Serap Çınar yapmış olduğu konuşma da tepkisini sert bir şekilde gösterdi. Çınar “Ülke adına karanlık bir güne uyandık. Kadınların can simidi olan İstanbul Sözleşmesi, bir gecede tek adam hükümeti tarafından feshedildi! Bu kararla, koruma ve uzaklaştırma kararlarına rağmen en güvenli yer olan evlerinde hatta sokak ortasında katledilen binlerce kadın; bir kez daha öldürülmüştür. 42 milyon kadının hakkı elinden alınmıştır.

Recep Tayyip Erdoğan tarafını bir kez daha belli ederek; kadınların yaşam hakkına sahip çıkan İstanbul Sözleşmesi’ne destek çıkacağına, zalimlerin yanında saf tutmuştur.

Türkiye’nin ilk imzacısı olduğu İstanbul Sözleşmesi, kadına yönelik her türlü şiddetin önlenmesi için devlete sorumluluk yüklemektedir. Psikolojik şiddet, ısrarlı takip, fiziksel şiddet, zorla evlendirme, cinsel ve ekonomik şiddet de dahil olmak üzere kadınları her türlü şiddetten koruyan en kapsamlı sözleşmedir. Şimdi AKP hükümetine soruyoruz: “Bu sözleşmenin neyinden rahatsız oldunuz?”

Kadını yok sayan düzenden doğan kadına yönelik şiddetin ateşini harlamak, şahsım hükümetinin haddi değildir. Kadına karşı vahşet ve aile içi şiddet vakalarında yaşanacak artışın vebali, İstanbul Sözleşmesi’ni feshedenlerin boynundadır.

20 Temmuz sivil darbesinin failleri durmuyor, haksız, hukuksuz ve adaletsiz uygulamalarına devam ediyor. Dün gece TBMM’ye bir darbe daha yapıldı ve kadınların uzun mücadeleler sonucunda elde ettiği kazanımlar heba edildi, evrensel değerlerden uzaklaşıldı.

Meclis’te oy birliğiyle kabul edilmiş olan İstanbul Sözleşmesi, milletin iradesi yok sayılarak feshedilemez. İnsan hakları, temel hak ve özgürlükler alanındaki sözleşmeler TBMM kararıyla; yani kanunla alınır. Bu karar açıkça Anayasamızı da yok saymaktır. Kadın cinayetleri politiktir. Biz, Erdoğan’ın TBMM’yi ve hukuku yok sayarak aldığı İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararını tanımıyoruz, tanımayacağız!

Biz kadınlar korkmuyoruz, sinmiyoruz, zalimlere itaat etmiyoruz, geri durmuyoruz. Onlar korku yaymaya çalıştıkça, bizim örgütlü gücümüz her geçen gün büyüyor. Onlar dallarımızı budamaya çalıştıkça, bizim köklerimiz güçleniyor.

Başta TBMM olmak üzere her platformda bu sözleşmenin gereklerinin yapılmasını sağlamak için kadın hareketiyle birlikte mücadelemize devam edeceğiz. Bundan sonra bulunduğumuz her alan; sokaklar, mahalleler, meydanlar dahil bizim için mücadele alanıdır.

Vicdan sahibi her erkeğin annesi, eşi, kardeşi, arkadaşı olan ve yaşamın eşit ortağı olan kadınlarla beraber olacağını biliyoruz. Biz, hep birlikte bu zulme dur diyeceğiz. Türkiye’ye aydınlık günleri bizler getireceğiz” dedi.

Basın açıklamasına Seferihisar Belediye Başkan Yardımcısı Yelda Celiloğlu, Seferihisar Belediyesi CHP Meclis Üyeleri Duygu Ulu ve Sinem Koç Karaman ile partililer katıldı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.