Hayatı Basitleştir

Devamlı bir koşuşturmaca, devamlı bir keşmekeş. Acelesi var insanların. Neyin telaşı bu? Nereye koşuyoruz? Ne’ye yetişmeye çalışıyoruz? Hep acelemiz var. Duramıyoruz bir türlü.

Günümüz teknoloji çağı, anladık! Her şey çok çabuk tüketiliyor, her şey çok çabuk eskiyor. Tüketim çılgınlığı yaşıyoruz. En son moda kıyafetler, en son model telefonlar, akıllı televizyonlar, son model arabalar, evler…

Kentlere akıl almaz bir göç var. Şehirler, sokaklar, AVM’ler insan seli. Kaldrımlarda insandan çok arabalar. İnsanlar ellerinde kendilerinden daha akıllı ‘akıllı telefonlar’ ile uçuş modunda, kendilerinden geçmişler. Kadın, erkek; genç, yaşlı ‘selfie’ derdine düşmüş. Kimi fotoğraf kimi video çekmekle meşgul!

Katlı otoparklar son model arabalarla, yollar sabah akşam insan yığınlarıyla dolu. Metro, tren, otobüs, minibüs, taksi, tramvay, Marmaray…Hepsi dolu, hepsi hınca hınç…İnsanlar mekanikleşmiş, hissizleşmiş. Koş-yetiş, koş-yetiş. Nereye?

Birşeyler yanlış gidiyor, biryerlerde sorun var! İnsanlar birbirlerinden uzaklaşıyor, daha bir içine kapanık, daha bir mekanik. Teknoloji, modernlik derken; daha bir yabani, daha bir yalnız, daha bir uyumsuz… Nerede modern insan? İnsanlar sinirli, insanlar sabırsız, tahammülsüz. Sabah işe giderken otobüste kavga, işyerinde iş arkadaşlarıyla kavga, işten eve gelince evde kavga. Sokakta korna çaldı, yol vermedi yine kavga. İnsanlar çıldırıyor mu yoksa!

Ne bir selam, ne bir gülümseme! Selam versen karşı taraftan garipseme!

İşe yetişeyim derken arkadaşlıktan uzaklamışız. Aş’a yetişeyim derken evden uzaklaşmışız. Uzaklaşa uzaklaşa yalnız kalmışız kalabalıklar içinde. Aslında bir kaldırsak başımızı, bir baksak etrafımıza fark edeceğiz ne kadar yalnızlaştığımızı, yabanileştiğimizi.

Peki ne yapmak lazım? Cevap çok basit. Hayatı, ritmimizi yavaşlatmalıyız. Daha çok yürümeli, daha az taşıt kullanmalıyız mesela. İter küçük bir sahil kasabasına, iter bir köye yerleşmeliyiz mesela. Ne işe yetişme telaşı, ne otobüste yer tasası. İşe yürüyerek gidebilmeliyiz mesela. İş çıkışı çarşı esnafıyla çay içebilmeli, havadan-sudan konuşabilmeliyiz ayrıca. Çözüm bu kadar basit. Hayatı basitleştirebildiğimiz kadar basitleştirmeliyiz. Gerisi teferruat…

 

Taşkın LAYIK

09.03.2017

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.