Ekmeleddin İhsanoğlu ve PERSPEKTİF

İlgi alanımıza hiç girmediğindendir ki, bu kelime yabancı kökenlidir ve Türkçeleştirilmesine de gerek duyulmamıştır!..

 

Geometri terimlerinden biri olan bu kelime, nesnelerin ebatlarının, derinlik algılamasına uygun bir şekilde, düzlem üzerine gerçekçi olarak çizilmesi tekniğidir…

 

Yani, bir nesneyi en, boy ve derinlik ölçülerini, ufuk çizgisi, mesafe ve bakışaçısı yönünden çokyönlü olarak ele alabilmektir… Tüm bu hesaplamaları doğru olarak yaparak, bir de kağıda dökebilmeniz, bunu başarabilmek için de bilgiyi en doğru şekilde işlemeniz gerekir… Zor iştir !.. Bunu başardığınızda, herhangi bir nesneyi üçboyutlu olarak ve en doğru bir şekilde ortaya koymuş olursunuz…

 

İlgi alanımıza girmediğindendir ki; “hiçbir şey göründüğü gibi değil” lafını sık kullanır, kendimizi her şekilde kandırılmış hisseder ama yine de meselelere üçboyutlu bakmaya çalışmayız!.. Uzlaşma arayışlarımızın pinpon topu gibi, her defasında duvardan şiddetle geri sekmesinin sebebidir bu durum… Tamamen sübjektif yaklaşımlarla oluşturulmuş, yarım yamalak ideolojik saplantıların arasından, uzlaşma ve objektif yaklaşımları bulup çıkarmak ve bu sayede sorunları çözebilmek mümkün olmaz çoğuzaman… Böyle devam edildiği sürece de koyun gibi güdüleceğimiz gerçeği, sürüp giden bir pratik olarak yaşamlarımızın kronik hastalığı olup çıkar işte!..

 

Ekmeleddin İhsanoğlu hakkında, basında izlediğim en sübjektif ve en düzeysiz yorumun sahibi Hulki Cevizoğlu’nun, çatıadayını adının manası üzerinden yorumlamaya kalkışması, size anlatmak istediğim dümdüz bakışaçısının en tipik örneğidir… Bu manadan hareketle islâmi unsurlarla bir kişiyi ismi üzerinden karalamaya kalkan kafanın adı da (Hulki), bu memlekette yaşayan milyonlarca insanın olduğu  gibi; Arapçadır !..

 

İslâmi referanslarla, daha doğuştan edinilen bu isimler üzerinden ahkâm keserken, hangi perspektifte ve nasıl vicdansızca yorum yapabiliriz yahu !..  Pes !..

 

Hulki Bey, benim adımı da o dümdüz bakış açısıyla yorumlayıversin bir zahmet:

Muhammed-i Mesud-u Gökhan Yerlikaya

 

33 karakterli bu ismin üçboyutlu anlamına vakıf olalı daha 8-10 yıl geçti ama gerçekten de dümdüz bakıldığında ne anlama geliyor, doğrusu ben de çok merak ediyorum !..

Şeş keza adım Cumhurbaşkanı Çatıadayı olarak açıklanmış olsa, Hulki Bey’in sübjektif yorumlarına ben ve bütün dostlarım gülmekten kırılırdık herhalde !..

Neyse !..

Söylemek istediğim; biraz daha derin bakmayı zorlamazsak;

toplumsal barış, uzlaşı, birlik, beraberlik, dayanışma, hoşgörü, fedakârlık, anlayış gibi bazı kilit kelimeler, yavaş yavaş dağarcığımızdan kaybolacak, oluşturdukları boşluğu da;

toplumsal kriz, çatışma, ayrışma, çözülme, savaş, bencillik, bağnazlık gibi negatif kelimeler dolduracaktır kuşkusuz!..

 

Üçboyutlu bakabildiğimizde, ilk hamlemizin, bizi enazından açmaza götürmeyeceğinden emin olarak başlamalıyız satranç oyununa !.. Perspektif bakışı en gerçekçi şekilde oluşturan en önemli oyundur satranç !  Ve ters orandadır; ahkâm kesenlerin çoğunluğuna nispeten,  satranç ve perspektifin ne olduğunu bilenlerin sayısı!..

 

Henüz “Atatürkçüyüm” diyenlerin varolmadığı dönemlerde, bizzat Atatürk tarafından yapılabilmişti bu üçboyutlu hamleler !..

 

Savaştan kaçanlar, Kurtuluş Savaşı’na katılmaktan korkanlar, ihanet edenler, düşmanlarla işbirliği yürütenler hatta malını mülkünü gizlemeye çalışan küçük hesapçıları bile  biraraya getirebilme becerisini gösterebilmektir işte; PERSPEKTİF bilmek, üçboyutlu bakabilmek!..

 

Lüzumlu lüzumsuz ideolojik babalanmalarla; “Atatürkçü Çatıadayı  isterük” düzbakış sahipleri, Atatürk’ün perspektif bakışının en uzağında olan bağnaz kafalardır!..

 

Düşmanın Polatlı eteklerine kadar ilerlemesinde bir mahsur görmeyen Başkomutan’ın üçboyut ve perspektif bilmesinden doğmuştur, mucizevi zafer!.. O dönemin düzbakanları tarafından ençok eleştirilen kişidir Mustafa Kemâl !..

 

Mustafa Kemâl de Arapça ve islâmi bir isimdir !…

 

Mustafa: Seçilmiş, seçkin kimse anlamındadır !

 

Kemâl   :Bilgi ve erdem olarak en yüksek, ermiş, olgun ve kâmil insan anlamındadır!..

 

Hulki  : İyi huylu, iyi yaradılışlı manasına gelmektedir !..

 

Ve… Sadece çok nadir olarak bazı insanların isimleri, tam olarak kendilerini yansıtırlar !..

 

Demagojiden para kazanan bazı kompleksli ve kifayetsiz kişilerin polemiklerinin peşine takılmak yerine, perspektifin manasını araştıran, kahve köşelerinde pişpirik yerine satranç oynamayı denemek isteyen açık görüşlü insanlara dönüşmeye ihtiyacımız var…

 

Gerçekten bunları merak eden, öğrenen yada bilen insanların, bu kâbus dolu günleri ardımızda bırakmak için uzlaşılan herhangi bir ismin, birlik beraberliğimizin oluşturulmasında aracı olmasına destek vermek gerektiğini doğru algılayacak kafalara ihtiyacımız var…

 

Böylesi zamanlarda, kendi ideolojimiz, kendi itibarımız, yada bizden birinin değil, bizi başarıya giden yolda toparlanmamızı sağlayacak bir geriçekilmeleri anlayabilecek, Polatlı’yı vermemek için orduyu kırdırmak yerine, Kurtuluş Savaşı’nı gerçekleştirebilecek bir soluklanmaya ihtiyacımız olduğunu görebilecek bakış sahiplerinin seslerini yükseltmelerine ihtiyacımız var…

 

Üçboyutlu derinliği görmeye,

 

Bakışaçımızı geliştirmeye,

 

Perspektifi bilmeye,

 

Satrancı öğrenmeye ihtiyacımız var…

 

özgüven

1 YORUM

  1. Hulki’yi -artık böyle diyorum- Ertuğrul Günay’ın da konuk olduğu bir programda izledim, “benim de şu kadar kitabım var, beni niye aday göstermediler” diyordu(!)avrupa yakası’ndaki burhan karakterini anımsattı bana… severdim ve izlerdim programlarını, ama artık gözümden düştü..

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.