DEĞER

 

 

Sizden; elimde taşıdığım kibrit kutusunun içindekini görmeden buna bir değer biçmenizi isteseydim, karşılığında ne verirdiniz !?

 

Peki…

 

Kutunun içindekini, pırlanta taşlarla süslü bir başka kutunun içinde sunsaydım, ne derdiniz !?

 

Aradaki büyük fark, algı yönetimidir işte !..

 

Kibrit kutusunu içinde bir KANEMİCİ KENE olduğunu varsayarsak, kutunun basitliği yüzünden beşpara vermezdiniz zaten… Bu şüpheli pakete yatırım yapmaya değmezdi!..

 

KANEMİCİ KENE, kendini pazarlamak ve bir enayiyi aldatmak, onun kanını emebilmek için pırlanta bir kutuya ihtiyaç duyar… Pırlantalarla süslü bir kutuya, içindekinin ne olduğu bilinmese bile herkes yatırım yapar günümüzde!..

 

Bir başka çelişki de şudur ki; kibrit kutususuna kocaman bir elmas parçası koysaydınız da aynı algı değişmeyecektir… Bu çok değerli taşa, kimse beş para vermeyecektir !.. Üstelik bizim elmas, pırlantalarla süslü kutuda bile gerçek değerini görmeyecektir !..

 

Bu saptamadan çıkartabileceğimiz sonuç:

DEĞERSİZ VE ZARARLI HERŞEYİ, KENDİNDEN ÇOK DAHA DEĞERLİ AMBALAJLA SUNMAK GEREKİR !..

 

Eğer kanemici bir kene iseniz, Dünya’nın en büyük, en gösterişli evinden değer bulabilirsiniz sadece… Kendi değersizliğinizi gizlemenin tek yoludur bu… Kendinizi sadece bu pırlanta kutuda değerli hisseder, ‘değer’ kelimesinin anlamını bilmeyenlere ancak bu şekilde yutturabilirsiniz, değersizliğinizi gizlice…

 

En büyük ve gösterişli yatlar bu yüzden gereklidir kenelere !

 

Öyle bir uçağa sahip olmalısınızdır ki, uçağın ihtişamından gözleri kamaşanlar sizin bir kene olduğunuzu göremesinler !.. Öyle bir konfor taşımalı ki uçağınız, davetinize balıklama atlayanların tamamının değeri, sizin değrinizle birlikte bir toplam oluşturabilsin !.. Ve bu toplam değerin, uçağın lastiklerine yapışmış bir sakızın değeri kadar bile etmediği, tüm gözlerden gizlenebilsin !..

 

Bu yüzden gereklidir lüks otomobiller..

Bu yüzden çok satar, zamanı her şekilde aynı gösteren markalı saatler…

Bu yüzden kuyruğa gireriz, gösteriş kuyruklarına…

 

Böylesi budalalıklar hep güldürmüştür beni…

Nerede aşırı gösterişli bir ambalaj görsem, içinde mutlaka bir kanemici kenenin gizlendiğini bilirim !..

 

Nerede görkemli bir saray görsem, yeraltında çürümeye terkedilmiş bir madencinin tırnakları arasına sıkışmış bir kömür tozu kadar bile değeri olmayan adamcıklar belirir gözümün önünde…

 

Fakirliğine aldırmadığınız insanlardan yonttuğunuz, kerizleme vergilerle aldığınız sonmodel mercedeslere binip, ancak plastik potin almayı akıl edebilen sivri zekalarınızla unutturmaya çalışırsınız işte değersizliğinizi !..

 

Zengin göstermeli, ihtişam sınırsız, gösteriş Dünya çapında olmalı, akla zarar projeler havada uçuşmalı, kendi boyunuza denk muhataplar edinmeli, bütün bunları halktan aparladıklarınızla yapabilmeli, geliriniz de, niyetiniz de, kanemiciliğiniz ve şizofrenik yalanlarınız da o pırlanta kutular içine gizlenmeli !..

 

Niye mi !?

 

Halk dediğimiz o muazzam kitle anlamasın, o gösterişli pırlantalarla süslü kutunun içindeki keneyi görmesin diye !..

 

DEĞER

 

 

 

2 YORUMLAR

  1. Evet, tam da bu.Koyun sürüsü insanların göremedikleri ne yazık ki bu süslü ihtişamın içindeki değersiz, beş para etmeyenler.Yüreğine sağlık Gökhan.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.